SON

Bilindiği kadarıyla bu kelimenin geçmişi yaklaşık 1300 yıl öncesine dayanıyor. Uygurlar kullanmış ilk kez bu sözcüğü. O günden bu yana da insanoğlu, yaşamı içindeki gelişmeleri ilk ve son (ya da başı ve sonu) olarak ifade etmiş. Hâlbuki, bu derece sonsuzluk iksirine bulanmış bir varlık olarak, nasıl olur da "son" kavramının içine hapsolmuş insan. Tartışmaya kalksak belki de, ne burada yazarak ne de dilden sözcükler savurarak net bir cevaba erişebiliriz. Birden fazla cevabı olabilir. Mesela, hayatı sadece maddesel olarak algılamak bir cevap olabilir veya her şeyi sonuç odaklı ele almak ya da farkında olamamak hakikatin. Nereye varırsak varalım, gerçeği değiştirmiyor elde ettiğimiz cevaplar; sonsuzluk içinde varolduğumuz gerçeğini.


Doğdun, bebeklik süreci başladı. Ardından çocukluk, ergenlik, erişkinlik, yaşlılık ve ölüm... Bu şekilde mi ifade etmemiz gerekiyor varlık tanımını? İzlediğin film, yaptığın tatil, yaşadığın ilişki, yürüttüğün iş... Olguların nihayet bulması, son kavramının gerçekliğini mı teyit ediyor? Yoksa sonsuzluk kavramının içindeki süreçte, sadece bir kabuk değişimini mi ifade ediyor? Süreç odaklı bir yaşam modelinde son diye bir şey yok. Kâinatın kendisi sonsuzluk kavramıyla donatılmışken, nasıl olur da son diyebiliriz yaşanılanlara ? Son diye bir şey yok. Sürekli yeniden bir doğuş var. Hayatının belirli evrelerinde birtakım süreçlere başlangıç var. Kâinat, sürekli sonsuzluğu seriyor önüne. Öldükten sonra bile yeniden var olacaksın. Bedenin yine sende vuku bulacak. Peki o hâlde neyin sonu? Sonuç odaklı değil, süreç odaklı bakmaya başladığın an, sonsuzluğu iliklerine kadar hissedeceksin. Önce bi gazı kes, bas frene veya boşta git. Hisset... Aldığın nefesi, soluduğun havayı, denizi, rüzgârı, gökyüzünü... Ve sonra su gibi ol. Akarak yolunu bul. 


Uzun uzun kelime akıtmaya çok da gerek olmadığını düşünüyorum. Filozof değilim ben. Sesli düşündüm de yanında konuştum gibi say. Yalnız bir şeyi yapma kendine; SON'un içinde sıkışıp kendini boğma!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kitap Listem

Susarsan, Duyarsın!

An'da Kalmak