An'da Kalmak
Yıllardan beri yazılır, çizilir ya hani; Ân'ı yaşa, ân'da kal diye... Kendimce, biraz derine ineyim dedim; işin özü nedir diye. Aslında durum bambaşka; 'Farkında ol.' diyor hayat. Geçenlerde bir Sanskrit Atasözüne rastladım; 'Nefes hayattır: İyi nefes alırsanız , yeryüzünde daha sağlıklı ve uzun yaşarsınız.' Aslında tüm inanışlarda (semavî veya değil) nefesini hisset sloganı yer almaktadır. Pekâlâ, hissedince ne oluyor; bir de buna bakalım. Coğrafya kaderdir sözü var ya hani, farkında olmazsan hakikaten öyle. Fakat farkına varırsan, kaderin sensin (Biiznillah). İşte tüm mesele de bu; farkında olmak. Hayatın, ân'ın... Ve tabi ki tüm bunlar içinde öncelikle nefesinin. Peki ya nasıl? Nefes dendiği zaman akla ilk gelen şey; modern toplumda meditasyon elbette. Nefesin yanında içsel yolculuk için de insanların başvurduğu bir enerji aktivitesi. Nefesin de farkında olmak, içindeki enerjinin farkında olunması anlamına geldiğini tanımlarsak eğer, o hâlde ân'ı yaş...